ÖRGÜ VE EL İŞLERİ

ANA SAYFA Profilim Arşiv ÇEYİZ SANDIĞI

Hakkımda

güzel olan herşeyi severim.yaratılanı severim yaratandan dolayı


Kategorilerim



Yazılarım

evet suç olsada islam dini uyacağız inşaallah
ÜZÜLME
ESMA ÜL HÜSNA günnür arkadaşım göndermiş bende paylaşdım
güzel bir yazı
CANIM KARDEŞİM BERCESDE 06 BENİ DOSTLUK ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRMÜŞ


BURAYA NE İSTERSEN



Bağlantılarım

***kutsalceyiz


Sitene Ekle
BLOG TASARIM




Bannerim

Buraya banner



ziyaretçi sayacım




Akşam Gazetesi
Birgün Gazetesi
Bugün Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi
Evrensel Gazetesi
Fanatik Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
Güneş Gazetesi
Halka ve Olaylara Tercüman
Hürriyet Gazetesi
Milli Gazete
Milliyet Gazetesi
Ortadoğu Gazetesi
Radikal Gazetesi
Referans Gazetesi
Sabah Gazetesi
Star Gazetesi
Takvim Gazetesi
Taraf Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Vakit Gazetesi
Vatan Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Yeni Mesaj Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Yeniçağ Gazetesi
Zaman Gazetesi






evet suç olsada islam dini uyacağız inşaallah



 


Tarih: 13:08, 10/2/2010 Kategori: sevdigim yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÜZÜLME

Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür. 
 
Üzülme
 
çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez
 


 Üzülme 

Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.
 

Üzülme
 

Eğer günah işlediysen tövbe et, istiğfarda bulun, yanlış yaptıysan düzelt, O'nun rahmeti sonsuz, kapısı hep açıktır.
 
 
 Üzülme 

Kaybettiğin şey için üzülme çünkü daha pek çok nimetlere sahipsin. Allah'ın sana bahşettiği diğer nimetleri düşün ve şükret. Allah Teala, "Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız buna güç yetiremezsiniz" buyurmuyor mu? 

Üzülme 

Ehli batılın sözlerinden dolayı üzülme, onların tenkitlerine sabrettiğin sürece mükafatlandırılacağını unutma.


Üzülme
 

İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer. 

Üzülme 

Çünkü iyiliğin mükafatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince


Üzülme 

Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.

 Üzülme 

Hakk'ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır.

Üzülme 

Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)

 Üzülme 

İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi. 


Üzülme

Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor. Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun. "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" ayetini tedebbür ederek bu hali sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye bak.

 Üzülme

- Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani ânı yaşa.

 Üzülme

İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır. Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!.. Bir başka ifade ile; kolaylık; zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir!..

Tarih: 08:51, 26/1/2010 Kategori: sevdigim yazilar
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

ESMA ÜL HÜSNA günnür arkadaşım göndermiş bende paylaşdım

Rahman: Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden


Rahim: Çok merhamet eden, büyük nimetler veren.

Adil: Herkese hakkını veren,

Afüv: Günahları affedip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen

Âhir: Varlığının sonu olmadığını belirtir ve insanlara vadettiği sonsuz hayâtı veren

Alîm: Bilgisi sonsuz olan, herşeyin farkında olup en ince noktasına kadar bilen

Aliyy: Yüksek, büyük ve yüce, güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan

Allah: Kendisinden başka ilah olmayan "O" ilah. El-İlah'dan türemiştir.Diğer isimleri kapsar.

Azîm: Çok yüce ve sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli olan, yüce.

Azîz: İzzet sâhibi, mağlup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan.

Bâis: Ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten.

Bâkî: Süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz.

Bâri: Yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak
birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan.

Basîr:Herşeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren.

Bâsit: Her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediğine bolluk veren.

Bâtın: Gizli, cisim olarak görülmeyen, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir.

Bedî: Emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan.

Berr: İyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma

Câmi: İstediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan.

Cebbâr: Azamet ve kudret sâhibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan.

Celîl: Büyüklük ve ululuğu pek yüce olandır.Güzeller güzeli.

Dâr: Zarar verici şeyler yaratan

Evvel: Herşeyden önce, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayan

Fettâh: Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran

Gaffâr: Kullarının günâhlarını tekrar tekrar affeden ve çok bağışlayan yüce varlık

Gafûr:
Mağfiret eden, suçları bağışlayan, affeden.

Ganî:  Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan.

Habîr:  Her şeyden haberdâr olan, herşeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle bilen

Hâdî:  Hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan.

Hâfıd: Allah'ın emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları; rezil, perişan eden.

Hafîz: Muhafaza eden, koruyup saklayan, yapılan işleri bütün ayrıntılarıyla saklayıp, herşeyi belli vaktinde âfet ve belâlardan koruyan.

Hakem: Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden.

Hakîm: Herşeyi inceliğiyle bilip buna göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan

Hakk: Varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan.

Hâlik: Yaratıcı olan, yokdan var eden.

Halîm: Acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakan, hilmi çok olan

Hamîd: Çok övülen, övgüye en çok layık olan.

Hasîb: Herkesin yaptıklarını tâkdir eden, yapılanları bütün ayrıntılarıyla bilip her insanı hesâba çekerek yaptığının karşılığını veren

Hayy: Ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan.

Kayyüm: Herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan

Kadir: Kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olan

Kahhâr: haddi aşanları çok şiddetli kahreden.

Kaviyy: Kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan

Kayyûm: Yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan.

Kebîr: çok büyük

Kerîm: Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va'dini yerine getiren, çok ikrâm edici

Kuddûs:Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi

Latîf: En ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nûfuz edilemeyen en ince şeyleri de yapan

Mâcid: Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol.

Mâlik-ül Mülk: Mülkün ebedî ezelî sâhibi.

Mâni: Bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen.

Mecîd: Şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı da sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir (Hud, 11/73). Şanı, şerefi çok üstün olan.

Melik: Mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.

Metîn: Metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir.

Mu'ahhir: Herşeyden sonra yine var olan; O'na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyan

Mucîb: O'na yalvaranların isteklerine icâbet eden ve karşılık verendir, teklifleri bilen

Muğnî: Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, zengin kılan.

Muhsin: Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen

Muhyî: Dirilten, canlandıran ve hayat veren

Tarih: 12:23, 23/1/2010 Kategori: sevdigim yazilar
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

güzel bir yazı

Ne ki SEVDA:Hakka sevdalanmadıktan sonra..Ne ki HAYAT: Hakkı yaşamadıktan sonra
Ne ki KAVGA: Hak yolunda olmayınca..Ne ki ÖLÜM:Şehadet vurmayınca...

اَللَّهُمَّ اِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّى"Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbül afve fâ'fü annî"Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle

" اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي Allah'ım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!".



 


Tarih: 12:17, 23/1/2010 Kategori: sevdigim yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

CANIM KARDEŞİM BERCESDE 06 BENİ DOSTLUK ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRMÜŞ

 

canım bercesdem bana verdiğin bu dostluk ödülünü hiç unutmayacam gerçekden yerin ayrıdır ben de bende seninle tanışmayı çok istiyorum hele elif kızımızı .kızımın adı ağzımın tadını benim küçükkızımında ismi elif  .çokk sevindim iana hele ben hediye almayı çok severin birisi olarakda çokk mutlu oldum.verilen hediyede hediyeelrin en güzeli .kocaman sevgiler

bende bu dostluk ödülünü bütünn blogcu arkadaşlrıma hediye diyorum canalrım benim sizler bütün güzelliklere layıksınız hepinizi çokk seviyorum


Tarih: 22:11, 19/1/2010 Kategori: sevdigim yazilar
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->









BLOG TASARIM
www.eklesene.net www.eklesene.net - sitene radyo ekle
KUTSALCEYİZ
Sitene Ekle